Dolar 37,9848
Euro 42,0148
Altın 3.794,22
BİST 9.484,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Az Bulutlu
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Cum 14°C
Cts 17°C
Paz 11°C
Pts 10°C

Marmara Denizi ‘Koma’ Halinde: Sıcaklık ve Oksijen Krizi

Marmara Denizi ‘Koma’ Halinde: Sıcaklık ve Oksijen Krizi
12 Ağustos 2024 21:09 | Son Güncellenme: 12 Ağustos 2024 21:11
199

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, Marmara Denizi’nin durumuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, “Bilim 2” gemisiyle gerçekleştirdiği ve 8 bilim insanının katıldığı 2024 Marmara Denizi seferlerinin ilk bölümünü geçtiğimiz günlerde tamamladı. 4 gün süren seferde ısınma, kirlilik, oksijen seviyeleri ve akıntı yönleri gibi çeşitli parametreler detaylı bir şekilde incelendi.

Gemi üzerinde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Yücel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürüttükleri Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) projesi kapsamında özellikle müsilaj krizinden bu yana artan sıklıktaki deniz seferleriyle Marmara Denizi’nin oşinografik durumunu düzenli olarak takip ettiklerini belirtti.

Son seferlerinde özellikle Doğu Marmara’ya odaklandıklarını belirten Yücel, şunları söyledi:

“İlk bulgularımıza göre, oksijen durumu oldukça kötü. Marmara Denizi’nin ilk 30 metresi hariç, ciddi bir oksijen azlığı yaşanıyor ve deniz adeta komada. Özellikle ilk 30 metreden sonra, oksijen seviyeleri ‘hipoksi eşiği’ dediğimiz, balıkların bile giremediği kritik düşük seviyelere düşüyor. Derinliklerde ise 150-200 metreye ulaştığınızda, oksijen seviyeleri o kadar düşük ki ölçmekte zorlanıyoruz.”

Yücel, daha önce Doğu Marmara’da 600 ila 800 metre derinliklerde Akdeniz suyunun Marmara’ya az da olsa oksijen sağladığını ancak son seferlerinde buna rastlamadıklarını belirtti. Bu durumun, denizlerdeki ısınmadan kaynaklanmış olabileceğini ifade etti.

Marmara Denizi’nin önceki yıllara göre fazla ısındığını ve mayıs sonu itibarıyla alg patlamaları nedeniyle sistemin yıprandığını dile getiren Yücel, “Geçen yıl eylül ayında ölçtüğümüz yaz sonu değerlerini şu anda şimdiden aştık. Yaz süresince bu artışın devam edeceğini düşünüyoruz. Deniz suyu sıcaklıkları bu yıl rekor seviyelere ulaştı. Temmuz, ağustos ve eylül aylarında bu rekorların yenilenmesi olası. Şu anda Doğu Marmara’da deniz suyu sıcaklığını 26, İzmit Körfezi’nde ise 27 derece olarak ölçtük; bu bölgelerde son 40 yılın ortalaması ise 24-25 dereceler civarındaydı.” dedi.

Deniz suyu sıcaklığındaki artışın, oksijen çözünürlüğünü azalttığını ve kirlilik seviyelerini artırdığını belirten Yücel, sıcaklık, oksijensizleşme ve kirliliğin kısır bir döngü içinde birbirini beslediğini kaydetti.

Kirliliğin boyutunu da şöyle açıkladı:

“Son yıllarda yoğun veri topladığımız için çok net bir değerlendirme yapabilirim. Marmara’da azot ve fosfor kirliliği artmaya devam ediyor, birikim sürüyor ve trendlerde herhangi bir azalma gözlemlemedik. Marmara’da çok yüksek bir biyolojik üretim devam etmekte; üretim değerleri Karadeniz’in 3-4 katı. 3-4 hafta önceki biyolojik üretim patlamasının ardından, sistem nispeten yaz dönemi için bir denge durumuna geldi. Marmara çok üretken ve aşırı azot ile fosfor yüklü.”

Yeni Tehdit: Marmara Denizi’nde Hidrojen Sülfür Riski

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, Marmara Denizi’nde yaşanan oksijen azalması nedeniyle ortaya çıkan yeni tehdit hakkında uyarılarda bulundu. Yücel, denizdeki oksijenin azalmasıyla birlikte, tek hücreli yaşamın sürdüğünü, ancak oksijen ve nitrat seviyelerinin düştüğü noktada mikrobiyal yaşamın sülfat soluyarak hidrojen sülfür gazı ürettiğini belirtti.

Doğu Marmara’da, 200 metreden sonra nitrat seviyelerinin düştüğünü ve oksijen azaldıkça nitratın da azaldığını ifade eden Yücel, bu durumun termodinamik teoriye göre hidrojen sülfür gazının ortaya çıkmasına neden olduğunu açıkladı. MARMOD projesi kapsamında yapılan gözlemler, Doğu Marmara’da böyle bir trendin tespit edildiğini gösteriyor.

Yücel, bu gelişmenin felaket anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi:

“Hidrojen sülfürlü sular dipte birikmeye başladığında, eğer önlem alınmazsa bu sular yukarı doğru çıkabilir. Bu, kötü koku yapması, kıyıya vurması ve sağlık açısından büyük tehditler oluşturması anlamına gelir. Üstteki 30 metrelik oksijenli suyla birleştiğinde ise yeni müsilajımsı, göze hoş gelmeyen ve halk sağlığı ile balıkçılık açısından tehdit oluşturan bir fenomen ortaya çıkabilir. Şu anda hidrojen sülfür İzmit Körfezi dışında Marmara’da oluşum göstermedi, ancak son 3 yılın gidişatına bakılırsa, önümüzdeki 4-5 yıl içinde Doğu Marmara’daki nitrat seviyelerinin tükenmesi muhtemeldir.”

Marmara’nın yaşadığı sorunun azot ve fosfor yükü olduğunu hatırlatan Yücel, bu yükün büyük kısmının tarımsal girdiler ve şehirlerin yetersiz arıtılmış atık sularından kaynaklandığını vurgulayarak, acil olarak bu iki sorunun çözülmesi gerektiğini ifade etti.

 

HABER: EDA SAĞIR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.