Bu dürtüye direnmek bu kadar zor?

Kaşıntı hissiyle başa çıkmak zordur ve bu hisse direnmek neredeyse imkansız gibi gelir. Ancak bilim insanları, kaşınma eyleminin önemli bir amaca hizmet edebileceğini ortaya koydu. Yeni bulgular, kaşınmanın sadece bir refleks olmadığını, aynı zamanda vücudun savunma mekanizmalarını destekleyen bir işlevi olduğunu gösteriyor…
Kaşıntı hissine karşı koymak oldukça zordur ve bilim insanları bunun evrimsel bir sebebi olabileceğini düşünmektedir. Fareler üzerinde yapılan yeni bir araştırma, kaşınmanın aslında birtakım faydaları olabileceğini ortaya koyuyor.
Kaşıntı hissi oluştuğunda genellikle kaşınmaktan kaçınılması tavsiye edilir. Çünkü aşırı kaşınma, deriyi tahriş ederek enfeksiyon riskini artırabilir ve kaşıntıyı daha da kötüleştirme potansiyeline sahiptir. Ancak 30 Ocak’ta Science dergisinde yayınlanan bir çalışma, belirli bir düzeyde kaşınmanın yararlı olabileceğini gösterdi.
Araştırmaya göre, kaşınma eylemi vücuttaki iltihaplanmayı arttırıyor ve bağışıklık sisteminin kaşınan bölgeye daha fazla odaklanmasını sağlıyor. Bu da enfeksiyon riskini azaltarak, deri üzerindeki potansiyel tehlikeleri bertaraf etmeye yardımcı olabiliyor. Bu bulgular, neden pek çok canlının kaşınmaya devam ettiğini açıklayabilir.
KAŞINMANIN EVRİMSEL KORUNUMU
Harvard Tıp Fakültesi’nden immünolog Liwen Deng, yeni araştırmaya doğrudan katılmasa da, kaşınmanın çok sayıda türde gözlemlenen evrimsel olarak korunmuş bir davranış olduğunu belirtiyor. “Bu, çok şaşırtıcı bir bulgu. Kaşınma, aslında zararlı görünse de bir faydasının olabileceğini ilk kez bu kadar net bir şekilde görüyoruz,” diyor Deng.
KAŞINTI NEDİR?
Kaşıntı, pek çok farklı şekilde hissedilebilir. Amerikan dermatolog ve kozmetik cerrah Dr. Melanie Palm’a göre kaşıntı; yanma hissi, hafif elektriksel uyarı ya da cilt üzerinde bir şeylerin gezdiği hissi gibi tanımlanabilir.
Kaşıntı hissinin temelinde, ciltteki sinir hücrelerinin uyarılması vardır. Dermatolog Dr. Adarsh Vijay Mudgil’e göre, bu sinir hücreleri uyarıldığında kaşınmamıza neden olan bir sinyal gönderir.
Kaşınmaya tepki olarak deriye uygulanan baskı, aslında hafif bir acı hissi yaratır. Bu durum, beyne iletilen düşük seviyeli acı sinyalleri sayesinde, kaşıntı hissinin baskılanmasını sağlar.
Ayrıca, kaşındığımızda beynimiz serotonin salgılar. Serotonin, geçici olarak rahatlamamıza ve iyi hissetmemize neden olur. Ancak bu kimyasal aynı zamanda kaşıntı sinyalini yeniden tetikleyebilir ve kısır bir “kaşıntı-kaşınma döngüsü” oluşturabilir.
KAŞINTI NEDEN OLUŞUR?
Kaşınma ihtiyacının nedenlerini anlamak, bu hissi kontrol altına almak için önemlidir. Dr. Mudgil’e göre kaşıntı, cilt hücreleri ile sinir sistemi arasındaki karmaşık bir etkileşim sonucu ortaya çıkar.
Dr. Palm, cildin kurumasının kaşıntının en yaygın nedenlerinden biri olduğunu söylüyor. Cilt bariyerinde mikro hasarlar oluştuğunda, inflamasyon artar ve histamin gibi kimyasallar salgılanarak kaşıntı hissi ortaya çıkar.
Ayrıca, kurdeşen (urtiker), tahriş edici maddeler ya da temas yolu ile cilde bulaşan kimyasallar da benzer bir etkiye neden olabilir.
Kaynak: Live Science, Webmd, Healthline