Dolar 44,2207
Euro 50,5377
Altın 7.136,03
BİST 13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Paz 11°C
Pts 12°C
Sal 12°C
Çar 11°C

‘Glokom sessiz ilerliyor, görmeyi kalıcı olarak yok edebilir’

‘Glokom sessiz ilerliyor, görmeyi kalıcı olarak yok edebilir’
14 Mart 2026 11:26
12

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, Dünya Glokom Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 2 milyon glokom hastası bulunduğunu ve hastalığın sinsi ilerlediğini belirtti. 40 yaş üstü bireylerin yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğinin altını çizdi.

DÜNYA Glokom Haftası kapsamında uyarılarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, “Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, Türkiye’de yaklaşık 2 milyon insanı tehdit ediyor. Ancak sinsi ilerleyen hastalık nedeniyle birçok hasta durumun farkında değil. Hasar oluştuktan sonra geri dönüş yok, 40 yaş sonrası her yıl kontrol şart” dedi.

Glokom, göz içi basıncının göz sinirlerine zarar verecek seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıkan ve kalıcı görme kaybına neden olabilen bir hastalık olarak biliniyor. 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekti.

‘GÖZ SİNİRLERİNE KALICI HASAR VERİYOR’

Glokomun göz içi basıncının göz sinirlerine zarar vermesiyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Kaya, “Gözümüzde ‘humor aköz’ adı verilen bir sıvı bulunur. Bu sıvı göz içinde üretilir ve belirli kanallardan dışarı atılır. Eğer bu sıvı yeterince dışarı atılamazsa göz içi basıncı yükselir ve bu basınç göz sinirlerine zarar verir. Bu hasar kalıcıdır ve geri dönüşü yoktur” diye konuştu.

‘BELİRTİ VERMEYEN SİNSİ BİR HASTALIK’

Glokomun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini aktaran Prof. Dr. Kaya, birçok hastanın görme kaybı oluşana kadar durumun farkına varamadığını söyledi. Prof. Dr. Kaya “Glokom sinsi bir hastalıktır. Göz tansiyonu 23, 24 hatta 25 seviyelerinde olsa bile kişi çoğu zaman hiçbir şey hissetmez. Ancak göz sinirlerinde oluşan hasar belirli bir seviyeye ulaştığında görme azalmaya başlar. Bu noktada ise çoğu zaman geç kalınmış olabilir” ifadelerini kullandı.

Glokomda genetik yatkınlığın önemli bir risk faktörü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kaya, ailesinde glokom bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, “Anne, baba ya da yakın akrabalarında glokom bulunan kişilerin özellikle 40 yaşından sonra yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırmaları ve göz tansiyonlarını kontrol ettirmeleri gerekir” dedi.

‘TÜRKİYE’DE 2 MİLYONA YAKIN HASTA VAR’

Glokomun genellikle ileri yaşlarda görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Kaya, “Genellikle 40 yaş sonrası daha sık görülür ancak gençlerde, çocuklarda hatta yeni doğan bebeklerde bile görülebilir. Bu nedenle glokomun belirli bir yaş sınırı yoktur. Türkiye’de glokom hastalarının önemli bir kısmı hastalığının farkında değil. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon civarında glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Ancak tanı konulmuş ve tedavi alan hasta sayısı yaklaşık 400 bin civarında. Yani birçok kişi glokom hastası olduğunu bilmeden yaşamını sürdürüyor” diye konuştu.

‘TEDAVİDE DAMLA YÖNTEMİ ÖN PLANDA’

Glokom tedavisinde çoğu zaman ilaç tedavisinin yeterli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaya, cerrahi tedavinin ise bazı durumlarda devreye girdiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya “Glokom tedavisinin yaklaşık yüzde 95’i ilaç tedavisiyle yapılır. Göz damlalarıyla göz içi basıncı kontrol altına alınabilir. Ancak bazı hastalarda ilaç tedavisi yeterli olmazsa cerrahi tedavi seçenekleri de uygulanabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

 

 

HABER:HİRANUR DOĞAN

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.