İstanbul’da ‘yolsuzluk operasyonu!’

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla sonuçlanan iki adet yolsuzluk soruşturması var. Biri 2019 yılındaki CHP İstanbul İl Binası’nın satın alınma sürecine ilişkin soruşturmanın derinleştirilmesi, diğeri İBB’nin açık hava reklam mecralarındaki usulsüzlüklere dair 2021’den gelen soruşturmanın genişletilmesine dayanıyor. Bu soruşturmalar birleştirildi.
MASAK raporları, teknik takip ve baz karşılaştırmaları, İçişleri Bakanlığı tevdi raporu ve 25 tanığın ifadeleriyle elde edildi.
25 tanığın sadece dördü gizli tanık. Tüm tanıklar örgüt yöneticilerine çok yakın İBB çalışanları veya bu kimselerle yakın ilişkiler içindeki kişilerden oluşuyor.
HAKKINDA GÖZALTI KARARI VERİLENLERDEN KAÇI FİRAR ETTİ? BU FİRARLAR NEDEN ENGELLENEMEDİ?
Birinci dalga operasyonda hedef şahıslardan dokuzu firar etti. Bunların oldukça profesyonel ve sofistike yöntemlerle yardım alarak kaçtıkları tespit edildi.
İmamoğlu şahsi cep telefonunu adli makamlara teslim etmedi. Bunun yerine danışmanına ait ve İBB üzerine kayıtlı bir telefonu şahsi telefonu gibi adli makamlara sundu. Operasyon sırasında da şahsi telefonu yanında yoktu. Arama esnasında telefonun evden çıkmaması “delilleri karartma çabası” olarak yorumlandı. Konuta gözaltı ve arama talimatıyla gelen kolluk kuvvetleri bizzat İmamoğlu’nun talimatıyla güvenlik görevlileri tarafından 20 dakika engellendi.
İmamoğlu dahil 10 kişiden oluşan örgütte kasa olarak kullanılan 4 kişi tespit edildi. Bunlar Adem Soytekin, Ali Nuhoğlu, Hüseyin Köksal, Emrah Bağdatlı.
Adrese teslim ihaleleri organize etme, ihaleye fesat karıştırma, kamu zararı oluşturma, kağıt üzerinde gerçekleşmeyen ihaleler düzenleyerek dolandırıcılık faaliyetinde bulunma, rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap ve bu suçlardan gelir elde etme. İBB’den ihale alan firmaların hak edişlerinin ödenmesi karşılığında rüşvet alma. İmara aykırı yapılara iskan verme karşılığı örgüt adına rüşvet toplama. Suçtan elde edilen geliri naylon faturalar ve paravan şirketler üzerinden aklama, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve KVKK’ya aykırı kullanma, yayma.
İmamoğlu daha önce CHP İstanbul İl Binası’nın alım sürecinden haberdar olmadığını açıklamıştı. Yapılan araştırmada para sayma görüntülerindeki süreci bizzat yönettiği belirlendi. Beylikdüzü Belediyesi’nden 6, Beşiktaş’tan 3 milyon ve Şişli’den gelen 800 bin TL’nin para kulelerinin oluşturulduğu avukatlık ofisine taşındığı tespit edildi.
Villalar Nisan 2021’de örgüt kasası Ali Nuhoğlu tarafından 50 bin lira sermayeyle kurulan Güllüce Tarım A.Ş tarafından 32 milyon TL bedelle satın alındı. Bu şirketin sermayesi Mart 2024’te 46 milyon 800 bin liraya yükseltildi. Ve daha sonra 15 milyon lira bedelle İmamoğlu A.Ş’ye devredildi. Böylece üç villa şirketle beraber İmamoğlu’nun üzerine geçmiş oldu. Ali Nuhoğlu bu süreçte İstcon A.Ş. adlı şirketi üzerinden Kiptaş ile 2,1 milyarlık sözleşme imzaladı. 199,5 milyon liralık ödeme aldı.
İBB’DEN HAK EDİŞ ALAN ŞİRKETLERİN ÖDEMELERİN BİR KISMI İLE İMAMOĞLU A.Ş’YE ÖDEME YAPTIĞI İDDİASI NEDİR?
Kültür A.Ş’den 193 milyon lira ödeme alan BVA firması sahibi Murat Kapki, ödemenin yapılmasının ardından İmamoğlu İnşaat’a “daire parası” adı altında 50 milyon lira para transferi yaptı.
Soytekin, İmamoğlu İnşaat’ta kalfa olarak görev yapıyordu. Şahsi hesabı ve şirketlerinde 600 milyon lira tespit edildi. 4 yılda hesaplarına gelen para miktarı 1 milyar 250 milyon lira olarak tespit edildi. İBB’den ödeme alamayan iş adamlarından yüzde 1-20 oranlarında rüşvet aldığı ve ödemelerin yapılmasını sağladığı belirlendi.
Capacity AVM’nin sahibinden otopark işletmesinin istendiği, reddedilince 5 milyon EURO rüşvet talep edildiği, AVM sahibinin “Geleceğin Cumhurbaşkanıyla kötü olmak mı istiyorsunuz” diye tehdit edildiği belirlendi. Rüşveti kabul etmeyen AVM’ye belediye tarafından 197 milyon lira para cezası kesildiği tanık beyanları ve HTS kayıtları ile tespit edildi.