Dolar 38,0112
Euro 42,0014
Altın 3.790,32
BİST 9.401,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cts 18°C
Paz 9°C
Pts 9°C
Sal 12°C

Tüm dünya diken üstünde

Tüm dünya diken üstünde
2 Ocak 2025 14:54
78

Dünya genelinde sanayileşmeyle birlikte kıtalararası sevkiyatlar artarken, küresel ticareti hızlandırmak ve lojistik maliyetleri düşürmek ülkelerin yegane problemleri arasına girdi. Bu sorunların çözümüne ışık tutmak amacıyla inşa edilen Panama Kanalı da, uluslararası ticarette kritik rol oynamaya devam ediyor.

TRUMP TARTIŞMALARIN FİTİLİNİ ATEŞLEDİ

ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın Panama Kanalı hakkındaki tehditleriyle, kanalın üzerinde bir nevi “vesayet” tartışmaları başladı. Trump, Truth Social platformunda “Donanmamız ve ticaretimiz çok adaletsiz ve akılsızca bir şekilde muamele gördü. Panama’nın talep ettiği ücretler gülünç” yazarak tartışmaların fitilini ateşledi.

“YANLIŞ ELLERE GEÇMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Trump, Arizona’da yaptığı konuşmada ise ABD’nin “Panama Kanalı’nda da her yerde olduğu gibi kazıklandığını” söyledi. Trump ayrıca, Atlas Okyanusu’nu Pasifik Okyanusu’na bağlayan kanal çevresinde Çin’in giderek artan nüfuzuna işaret ederek, “Bu yalnızca Panama’nın yönetmesi gereken bir şeydi, Çin’in veya başka birinin değil. Yanlış ellere geçmesine asla izin vermeyeceğiz.” dedi.

“PANAMA KANALI PANAMA’YA AİT VE ÖYLE KALACAK”

Panama Devlet Başkanı Jose Raul Mulino da, “Vatandaşlarım, başkan olarak şunu kesin bir dille ifade etmek isterim ki, Panama Kanalı ve ona bağlı tüm alanlar, her metrekaresiyle Panama’ya aittir. Ülkemizin egemenliği ve bağımsızlığı pazarlık konusu değildir. Panama Kanalı Panama’ya ait ve öyle kalacak.” diyerek cevap verdi.

Dünya tarihinin, ekonomik ve siyasi açıdan en önemli yapılarından biri olan Panama Kanalı’nın, yapım sürecinde birçok güçlükle karşı karşıya kalınırken, mühendislik sorunları ve yapılan teknik hatalarla da dikkati çekiyor. Kanalın inşa aşamasında iki salgın hastalık ortaya çıkarken, hastanelerde yaşanan ve kayıt altına alınabilen can kayıplarının 20 binden fazla insanın salgın nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret ediyor.

Orta Amerika boyunca bir kanal inşa etme düşüncesi 1500’lü yıllara kadar dayanıyor.

Zaman içerisinde bazı Avrupa devletinin girişimleri olsa da, teknik ve teknolojik sebepler başta olmak üzere birçok sebeple 19. yüzyıla kadar bu fikir hayata geçirilemedi. Zamanla özellikle büyük okyanustaki gemi trafiğinin artması bu ihtiyacın göz ardı edilememesine neden oldu.

Bu konuda ilk somut adım 1879 yılında Paris’te düzenlenen Okyanuslararası Kanal Etütleri Kongresi’nde atıldı. Asya ve Afrika ile Akdeniz’i birleştiren Süveyş Kanalı projesindeki önemli rolüyle geliştirici konumunda bulunan Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps, buradaki başarısını Panama Kanalı’yla taçlandırmak istiyordu.

Lesseps, dünyanın dört bir yanından delegelerin katıldığı kongrede, Atlas ve Pasifik okyanuslarını Orta Amerika’dan geçecek bir kanalla birbirine bağlamak amacıyla yapılması planlanan Panama Kanalı’nın neden inşa edilmesi gerektiğini anlattı.

Yapılan araştırmalar çerçevesinde Lesseps, kanalın, Süveyş’teki gibi deniz seviyesinde yapılabileceğini öne sürerek, kilitli havuz sistemine karşı çıkıyordu. Ancak kaynaklarda Lesseps’in, Panama’nın yer şekillerinin Mısır’dan çok farklı olduğunu hesaba katmaması en büyük hata olarak görülüyor.

Ayrıca, kanalın birleştireceği Pasifik Okyanusu ile Atlantik Okyanusu da aynı seviyede bulunmuyor. Pasifik Okyanusu, Atlantik Okyanusu’ndan biraz daha yüksekte yer almasından dolayı, gemiler kanalın diğer ucuna ulaşabilmeleri için Panama arazisinden deniz seviyesinden 26 metre yüksekliğe kadar çıkmalarını zorunlu kılıyor. Projelendirme aşamasında yapılan bu kritik hatalar, Panama Kanalı’nın yıllar boyunca devam edecek inşa sürecinin nedenleri olarak öne çıkıyor.

– İLK KAZMAYLA BİRLİKTE SORUNLAR BAŞLADI

Projede saha çalışmaları 1881 yılı Şubat ayında Lesseps, önderliğinde başladı. Körfez ve nehirlerin sualtı taramaları başta sorunsuz gitse de, çalışmalar yüksek zemine kaydığında kazılar zorlaştı. Yağmurların başlamasıyla ise her şey tam anlamıyla altüst oldu. Toprak kaymaları ve çamurlanma zemini çalışamaz hale getirdi.

Yazın gelişiyle sarı humma ve sıtma taşıyıcıları olan sivrisinek krizine bir de deprem eklendi. Gelinen noktada salgın hastalıklar can alırken, oluşan deprem de kazıların devam etmesini engelliyordu. Sıkıntılı süreçler aylarca devam etti. 1882’de inşaatın ana müteahhit şirketi projeden çekildi.

Lesseps, kendi şirketi üzerinde projeyi devraldı ve 1883 Mart ayında yeni bir direktör atadı. Ancak, bir süre sonra göreve getirilen direktör, tüm ailesini hastalık sebebiyle kaybetti.

Sorunlar devam ederken bir de borçlanma krizi patlak verdi. Lesseps, Süveyş Kanalı inşasında kullandığı yüksek faizle borçlanma yönetimini burada da kullandı ama sonuç oradaki gibi olmadı.

Üst üste kötü senaryolar yaşanmaya devam ederken, en sonunda Lesseps, kilit sistemli bir ara plana razı oldu. Bu yeni planlı kanalı, daha sonra kendi adını taşıyacak kule üzerinde çalışmakta olan Alexandre Gustave Eiffel tasarladı.

Aradan geçen birkaç yılın ardından Lesseps, kanalı bitişini göremeden öldü ve kanal projesi yarım kaldı.

Sorunlar devam ederken bir de borçlanma krizi patlak verdi. Lesseps, Süveyş Kanalı inşasında kullandığı yüksek faizle borçlanma yönetimini burada da kullandı ama sonuç oradaki gibi olmadı.

Amerikalılar projeye 1904 yılında el attılar ve ABD Başkanı Theodore Roosevelt, projenin kontrolünü tüm sorunları halletmek üzere ABD’li yöneticilere devretti. ABD’li yöneticiler Küba’da sivrisineklerle mücadele konusunda geliştirdikleri teknikleri Panama’da kullandılar. Yollar ve su alanları sivrisinek üremesini engellemek için ıslah edildi.

Bir başka önemli fikir ise Panama’nın merkezindeki Chagres Nehri’nin yönünü değiştirerek taşmasını ve bu sayede yüksek ve zorlu bölgelerde büyük bir göl oluşturarak, devasa kilitlerle gemilerin göl seviyesine kadar yükseltilmelerini sağlamaktı. Bu şekilde yapılması gereken kazı miktarı da ciddi anlamda azaltılmış oldu.

İnşaat, ABD tarafından tamamlandı ve kanal 15 Ağustos 1914’te hizmete açıldı.

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ABD Başkanı Jimmy Carter ile Panama lideri Omar Torrijos arasında 1977’de imzalanan anlaşma ile kanalın kontrolü kademeli olarak Panama’ya devredildi.

1999 yılında ise Panama, kanalı tamamen devraldı ve o zamandan beri işletmesini sürdürüyor. Artan ticaret hacmi ve daha büyük gemilerin geçişi için kanal, 2016 yılında genişletildi. Bu durum kanalın küresel ticaretteki önemini daha da artırdı.

Çin ve ABD gibi büyük güçler için kanal hala stratejik bir nokta olarak kabul ediliyor.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.